Akkariyer Logo Sağlık Kariyer Sağlıkta Gündem





Sağlıkta Gündem


AKkariyer Danışmanlığın Hizmet Sunduğu Kurum Yelpazesi;

urun yelpazesi

2007 yılında kurulan AKkariyer Danışmanlık sağlık sektörüne yönelik danışmanlık hizmetleri sunan ilk kurumdur. 2010 yılına gelindiğinde ise sektördeki birçok seçkin kuruluşa hizmet vermenin gururunu taşımaktadır.

Referanslarımızı görmek için tıklayın….

Sizde Akkariyer Danışmanlık hizmet seçeneklerinden yararlanabilir ve kurumunuza pozitif fayda sağlayabilirsiniz.


AKkariyer Danışmanlığın Hizmet Sunduğu Kurum Yelpazesi;

1. Sağlık Hizmeti Sunan Kurumlar

  • Özel Hastaneler
  • Özel Dal Merkezleri
  • Poliklinikler
  • Tıp Merkezleri
  • Muayenehaneler

2. İlaç Şirketleri

3. Medikal Şirketler

4. Asistans Şirketleri

5. Sağlık Sigortası Şirketleri

6. Dermakozmetik Şirketler

7. Sağlık Destek Hizmetleri Sunan Kurumlar

  • Evde Bakım Şirketleri
  • Görüntüleme Merkezleri
  • Laboratuarlar
  • Ambulans Şirketleri



Kariyer net - AKkariyer işbirliği ile ÜCRETSİZ düzenlenen 10. Kat seminerleri devam ediyor

ücretsiz eğitim

Kariyer Net ile Akkariyer arasında 2009 yılından bu yana sürdürülen işbirliği çerçevesinde sağlık sektörünün önde gelen isimlerinin konuşmacı olarak yer aldığı bilgilendirici seminerler düzenlenmektedir.

Eylül – Aralık 2010 döneminde gerçekleştirilecek eğitim programlarında siz de yerinizi alın, sektörü adım adım takip etme imkanını yakalayın.

10. Kat Eğitim Seminer Programı  

 

Konu Tarih Konuşmacı Kurum Konum
Türkiye'de ve Dünya'da Evde Bakım Hizmetleri 22.09.2010 Seyyal Hacıbekiroğlu Acıbadem Mobil Sağlık  Evde Bakım ve Teletıp Koordinatörü
Sağlık Kurumlarında Kurumsal Performans Yönetimi 06.10.2010 İbrahim Demir Ironman Consulting Genel Müdür 
Sağlık Sektöründe Dış İlişkiler ve Saha Yönetimi  20.10.2010 Onur Demirkol Memorial Hastanesi Dış İlişkiler ve Saha Koordinatörü
Sağlık Kurumlarında Bireysel Performans Yönetim Sistemi 25.11.2010 Esra Turgutoğlu Birleşik Sağlık Kurumları İnsan Kaynakları ve Performans Geliştirme Direktörü 
Sağlık Sektöründe Hekimlerin Yönetimi ve Diğer Meslek Grupları ile İlişkiler 16.12.2010 Dr. Ulvi Ünal  Kent Hastanesi  Tıbbi Hizmetler Koordinatörü 

Eğitimler hakkında www.akkariyer.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.

 



Jimer Hastanesi Kurumsal İhtiyaç Analizi ve Gölge Müşteri Çalışması için AKkariyeri Tercih Etti

jimer gorsel

Kurumların büyük çoğunluğu, piyasanın değişen şartlarına uyum sağlamak, rekabet gücünü arttırmak, devamlılığını sürdürmek amacıyla sürekli gelişerek bir adım öne geçebilmek için çaba harcarlar. Bu çabayı harcarken de kendi ellerindeki araçları kullanmanın yanı sıra bazen farklı bakış açılarını yakalamak ve daha objektif tespitler elde edebilmek için profesyonel danışmanlık şirketlerinden destek alırlar.


Bu kapsamda, Bursa’da yer alan Jimer Hastanesi ile kurumsal ihtiyaç analizi yapmak üzere başladığımız çalışmamızı sonlandırdık. Hem ziyaretler hem de telefonda yapılan gölge müşteri çalışması ile kurum içinde kullanılan  SWOT analizi gibi pek çok sayıda yöntem ve araçla kurumun büyük resmini çektik ve kurumun gelişmesi gereken tarafları tespit ederek raporladık. Toplamda 2 -3 hafta süren çalışma oldukça faydalı ve keyifli bir çalışmaydı.



Sağlık Sektörü Danışmanlık Hizmetlerinde Referans Adres AKkariyer

AKKARİYER LOGO

AKkariyer Danışmanlık, sunduğu danışmanlık hizmetlerinin kapsamını yıllar içerisinde genişleterek Sağlık sektöründe referans kurum olma yolunda prensipli ve etik koşullarla çalışmalarına devam etmektedir.

                                                                                                                                     Sundulan Danışmanlık Hizmetlerinin Ana Başlıkları; 

  • İnsan Kaynakları Danışmanlık Projeleri
  • Eğitim Danışmanlık Projeleri
  • Yönetim ve Organizasyon Danışmanlık Projeleri
  • Pazarlama, Reklam & Tanıtım Danışmanlık Projeleri
                                                    

Proje detaylarını incelemek için tıklayınız……

Referanslarımız için tıklayınız.                                                                                                                  

 



Tam Gün Yasası / İnat mı? Memleket Meselesi mi?

Sibel gunes yeni

Anayasa Mahkemesi Tam Gün Yasası'nın bazı maddelerini iptal  etti, ortalık toz duman oldu. Yorumlar farklı, TTB herkes muayenehane açar diyor, Sağlık Bakanlığı yalnızca üniversite öğretim üyeleri için bu geçerli diyor. Doktoru ise yeni davalar bekliyor,

Sağlık haberciliğine başladığımdan bu yana gündemin en gözde başlıklarından biriydi Tam Gün Yasası. Geçmişte uygulandığında yaşanan başarısızlıklar, doktorların aldığı yüksek ücretlerin toplumda yarattığı tepkiler gündeme getirilse de halkın yararına bir uygulama olduğu konusunda meslek örgütleri de hem fikirdi.

Hükümet Tam Gün Yasası'nı gündeme getirdiğinde de uzmanlık dernekleriyle Türk Tabipleri Birliği arasında hemen bir ayrışma gözlendi zaten. TTB, yasanın çıkmasından yana olduğunu söylüyor "ama" diyor, taleplerini sıralıyordu. Uzmanlık derneklerinin temsilcileri yani Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın "tuzu kuru" diye tanımadığı 4 bin 500 doktor ise bu yasaya tamamen karşı çıkıyordu. Onların da kendilerine göre haklı gerekçeleri vardı elbet.

Bu ülkenin en fazla eğitim alan meslek grubunu temsil ediyorlardı. 35 yaşında normal bir yaşam sürebilir hale geldiklerinde ancak istedikleri gelir düzeyini yakalayabiliyorlardı. Bunun da yolu tabii ki muayenehaneden geçiyordu. Hem üniversite, hem muayenehane, hem de tam olarak güvenemedikleri özel hastane sektöründen. Bu üçlü saç ayağı uzman hekimlerin Türkiye koşullarında refah içinde yaşamalarını ancak sağlayabiliyordu. Hükümet şimdi çıkmış ya muayenehane, ya özel hastane, ya da kamu diyordu. Hastalar üniversite hastanelerinde karşılaştıkları alanının bu en deneyimli isimlerinin muayenelerine kendi istekleriyle koşup geliyordu üstelik. Yani veren memnun, alan memnundu.

Uzman hekimlerin Tam Güne karşı çıkarken "halk kalitesiz sağlık hizmetine mahkum edilecek" görüşüne de tabii ki itirazlar oldu. "Herkes ayda 30-40 bin lira kazanmak zorunda değil, üstelik kimse muayenehanesinde vergi de vermiyor. Nerede halkı düşünen doktor" diye yargılamalar da yapıldı durdu.

Sonunda Türk Tabipleri Birliği ile uzmanlık derneklerinin söylemleri biraz yakınlaşsa da TTB Tam Gün Yasası'na ancak hekimin emeğini koruyacak bir maaş ve emeklilik garantisiyle sahip çıkabileceğini söylemeyi ısrarla sürdürdü.

Sağlık Bakanlığı cephesinde ise vatandaşın çok haklı bulduğu mesajlar geliyordu. Devletin üniversitesinin binasında, özel muayene için ve ameliyat için para alan doktoru artık hükümet istemiyordu. Hükümetin sıklıkla kullandığı elitlerin hukuku kavramlarından sonra bir de elitlerin elitlere sunduğu sağlık hizmeti gibi bir kavram çıkıverdi ortaya. Bakanlık hekimlerin kamudan sağladıkları hastalardan muayenehanede ikinci kez ücret almasının da ahlaki olmadığını vurgulayıp durdu bu süreçte.

Sonunda CHP yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götürdü. Bakan Recep Akdağ ve TTB kendi görüşlerini 2 gün boyunca mahkemeye sundu. Mahkeme Tam Gün Yasası'nın bazı maddelerini iptal etti. Buna göre öğretim üyeleri muayenehane açabiliyordu, performansa dayalı çalışma sistemi iptal edilmişti ama bu karar uygulamada sorun yaratmasın diye ancak 9 ay sonra uygulanacaktı. Devlet hastanesindeki doktorun durumu ise bir bilmeceye dönmüştü.TTB'ye göre yasal düzenlemeyle devletin doktoru da muayenehane açabilirdi. Sağlık Bakanı Recep Akdağ ise bu görüşlere tamamen karşı çıkarken doktoru da uyarmayı ihmal etmedi. "Muayenehane açarlarsa disiplin cezasıyla başlar, memuriyetten atılmaya kadar gider.TTB'nin provokasyonuna gelmesinler" dedi.

Sonuçta Türkiye'nin Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana sürdürülen gelenek hakim oldu. Herkes "benim dediğim olacak" derken, işler iyice karıştı. Devlet doktoru Tam Güne ikna edecek ücreti ve yüksek emeklilik maaşını sağlayamadı. Uzman doktorlar hükümete güvenmedi. Hükümet ise doktorun "tuzu kuru, parayı seven, halkı düşünmeyen" doktor söylemlerini tekrarladı. CHP'den yeni düzenlemeler yapılırsa yasaya destek verecekleri yolunda açıklamalar geldi. TTB kendi görüşünün bir inat olmadığını tekrarladı durdu.

İnsan sormadan edemiyor acaba hem hükümet, hem TTB, hem de CHP için bu konu inat mı, memleket meselesi mi? Memleket meselesiyse uzlaşma gerekiyor. Sağlıkta doktorun otoritesini kaldırıp devletin otoritesi dönemini başlatan Sağlık Bakanlığı'nın da taraflarla bir uzlaşma noktası yaratması gerekiyor. Aksi halde muayenehane açan kamu doktorlarına mahkeme kapıları görülüyor. Mahkemenin açılan davalarla ilgili vereceği kararların ardından dan hiç de yabancı olmadığımız "senin hukukun", "benim hukukum", "yoksulun hukuku," "elitlerin hukuku" suçlamalarını dinlemekten usanacağız.

Vatandaş mı? Onun gözünde bu olup bitenin çıkarlar kapışmasından başka bir anlamı yok...

Kaynak; www.sagliktagundem.com Sibel Güneş /İnat mı? memleket meselesi mi?

 




Sağlıkta Kurumsal Pazarlama Yönetimi ve İletişim Planlaması

Sağlıkta Pazarlama

Sağlık hizmetlerinin sunumunda önemli bir rol oynayan özel hastaneler ve tıp merkezlerine her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Bu artışa parallel olarak, günümüzde her sektörde olduğu gibi  sağlık sektöründe de rekabet giderek artıyor.  Artan rekabet ise kurumların daha çok ya da farklı kanallarda tanıtım ve reklam yapmalarını zorunlu hale getiriyor.

Hasta potansiyelinin artırılması çalışmaları kapsamında kurumsal pazarlama, reklam ve tanıtm faaliyetleri hastanelerin farkındalıklarını ortaya koymasında en etkili yöntemler olduğunu, sağlık sektöründe de pazarlama danışmanlığı hizmetlerine olan ilginin artığını görüyoruz. 

Sağlıkta Pazarlama Güvenilir Marka Olgusu İle Başlar

İnsana hizmet olgusunun yapılan işin temelinde konumlandığı bir sektör olarak sağlıkta, ürüne ilişkin soyut değerleri barındıran marka kavramı, zaferin ve yenilginin belirleyicisi konumuna gelmektedir. Marka farkındalığını artıracak pazarlama stratejisi, tüketicinin markayı denemesini sağlayacak faaliyetlerden geçmektedir.  Kurumsal anlaşmalar, sigorta şirketleri ve  sosyal çevreyi oluşturan iş merkezlerinin yönetim kadroları ile ilişki yönetimleri, sağlık kurumunun faaliyetleri konusunda destek sağlayacak, gerektiğinde referans merkezi olarak görecek hekimlerle ilişkilerin kurulması sağlıkta marka oluşturmanın önemli unsurlarıdır. Hedef kitlenin ilgi ve sempatisini kazanacak etkinlik planlamalarıyla gerçekçi hedeflerin seçilerek, planlı, istikrarlı  ve sürdürlebilir şekilde organize edilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Sağlıkta Pazarlama İletişimi Çalışmalarının Kapsamı

Stratejik bir yaklaşımla planlanan ve yönetilen, iletişim süreçlerinin kurum itibarının oluşmasındaki yeri ve önemi tartışılmazdır. Bu doğrultuda gerçekleştirilen iletişim çalışmalarının hedeflere uygunluğu ve iş sonuçlarına katkısı ise düzenli olarak ölçümlenmesi ve raporlanması gereken kritik konulardır. Pazarlama İletişimi özellikle sağlık sektöründe, iş hedeflerine etki eden sonuçlar üretme yönünde pazarlama fırsatlarının değerlendirilerek, kurumun hedefleri doğrultusunda ölçümleme temelli, tutarlı, yaratıcı ve mutlaka sürekliliği olan stratejik yönetim yaklaşımıdır.

Bir sağlık kurumunun Pazarlama iletişimi çalışmaları kapsamında ele alınacak süreçler ana hatlarıyla şu şekilde sıralanabilir.

  • Kurumun iletişim amaçlarının ve uzun dönemli ana faaliyetlerinin belirlenmesi,
  • Bu hedeflere ulaşabilmek için gerekli kaynak dağılımının yapılması,
  • Kurumun hizmet sunduğu bölgenin yanı sıra tüm Türkiye çapında bilinirliğinin artırılmasına etki edecek etkinlik planlarının hazırlanması,
  • Hasta potansiyelinin artırılmasına yönelik anlaşmalı kurumlar portföyünün genişletilmesi,
  • Hasta potansiyelinin beklenilen ölçüde gerçekleşmediği anlaşmalı kurumlar ve sigorta şirketleriyle ilişkilerin yönetilmesi,
  • Kurumun tüm bu pazarlama iletişimi stratejileri kapsamında ihtiyaç duyduğu/duyacağı reklam, halkla ilişkiler ve promosyon faaliyetlerinin, basın/yayın organları ve online mecralar da dahil olmak üzere tüm mecralar için planlaması ve uygulanması,
  • Sponsorluk Projeleri, hekim ve çalışan motivasyonunu artırıcı kurum içi iletişim, tüm lansman, basın toplantısı, fuar katılımları, tıbbi sempozyum/konferans etkinliklerinin yönetimi, 
  • Pazarlama iletişimi stratejisi ile paralel olarak, medya ilişkileri stratejisinin belirlenmesi, kurumun ajandasına bağlı olarak medya planının oluşturulması.

Sonuç olarak; sağlık sektörü kendisine has dinamikleri olan ve etik değerlerin korunmasında hem sosyal hem de idari mekanizmaların yakın merceği altında gelişmekte olan bir sektördür. Bugün itibariyle ulaştığı büyüklük ve iş hacmi bakımından da bir “endüstri” olduğu da söylenebilir. Bu dinamizmdeki sektörün oyuncuları olan sağlık kurumları öncelikle pazar ve müşteri gereksinimlerini objektif olarak yansıtan bir pazarlama stratejisine sahip olmalıdır. Bu stratejiye uygun bir çok alt planın yanında bir de iletişim planı yapılmalıdır. Şunun altını çok koyu çizmek gerekir; söz konusu süreçte bir tek şeyin stratejisi olur, o da pazarlamadır. Firmalar Pazarlama stratejisine uygun bir iletişim planı hazırlığı için "iletişim danışmanlığı"ndan söz edilebilirseb de, iletişim uygulamalarının stratejiye uygunluğunu denetlemek yine pazarlama danışmanlığının faaliyet konusuna girecektir.

Banu Bican
Kurumsal Pazarlama ve İş Geliştirme Müdürü
AKkariyer Danışmanlık Hizmetleri 



Özel Hastaneler İçin Hizmet Kalite Standartları ve JCI Akreditasyon Karşılaştırması

Türkiye’de SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) ile anlaşmalı özel hastanelerin 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren gündeminde Sağlık Bakanlığı Hizmet Kalite Standartları puanlaması bulunuyor.

Sağlık Bakanlığı Hizmet Kalite standartları formülasyonunun yanı sıra, Türk Özel Sağlık Sektörünün son 15 yılına kalite hizmet standartlarının yerleştirilmesi açısından damgasını vurmuş bir diğer olgu ise, JCI (Joint Commission International) Acreditasyon Standartları bulunuyor. Bu iki olgu arasındaki benzer ve ayrışan noktaları Medical Park Hastaneler Grubu Kalite Geliştirme ve Hasta İlişkileri Direktörü, Hastane Yönetim Uzmanı Güler Çakmak’tan yorumlamasını istedik.



Hastanelerin Sınıflandırılmasında Kullanılacak Standartların JCI Akreditasyon Standartları İle Karşılaştırılması

Güler Çakmak

Sağlıkta dönüşüm programı çerçevesinde, sağlık hizmetlerini tek standart set üzerinden yönetmek için, uluslararası JCI Akreditasyon Standartlarından Türkiye’nin yasal mevzuatları ve kültürel beklentilerine öncelik verilerek, seçilmiş ortalama 581 adet standarttır. Bu standartlar, Sağlık Bakanlığı Kalite Performans Daire Başkanlığı’nın öncülüğünde, son 3-4 yıldır kamu hastanelerinde başlattıkları ve özel hastanelerde pilot olarak uyguladıkları standartlardır.

Sağlık Bakanlığı bu uygulaması ile,  ülke  genelinde sağlık hizmeti kalite standardını yükseltmeyi ve kaynaklarını gelecekte yurt dışına aktarmadan (JCI),  kendi ülkemizde tutulmasını ve  bunun sonucunda , Türkiye’de ulusal akreditasyon belgelendirme kuruluşunun kurularak, hastaneleri  uluslararası standartlarda daha ekonomik ve ülke içinde kalacak kaynaklar ile belgelendirme yapılarak hizmet kalitesinin artırılmasını hedeflemiştir.

Artan sağlık hizmeti talebi ve Sağlık Bakanlığı bütçesini geri ödeme gücüne,  global kriz de  eklenince zorda kalmıştır. Özel Hastaneler günümüzde,  bu bütçeden eskiye oranla daha büyük pay almaktadır. Bakanlık hastaneleri sınıflandırarak verilecek bütçenin ve alınacak farkın sınırlarını belirlemeyi istemektedir.  Bu sınıflandırma kriterleri temel alınarak, Bakanlığın denetim ekipleri tarafından hastaneler denetlenerek, puanlandırma yapılmaya başlanmıştır.  Yapılacak puanlandırma sonucunda hastaneler A, B, C,D grubuna göre sınıflandırılacak ve özel hastanelerin aldıkları fark oranı %30’dan %70’e kadar çıkabilecektir. Bu da ülke geneli sağlık hizmet kalitesinin artırılmasında ve hasta güvenliğinin sağlanmasında özeli kamuya, kamuyu özele yaklaştıran bir sağlık hizmeti sunumunu getirecektir.

Ülkemiz açısından çok önemle desteklenmesi gereken bir çalışma olmasına rağmen bir tek sakıncası ortalama 10 yıldır özel hastanelerin sağlık hizmetleri sunumunda geldikleri noktanın geriye çekilmesi durumu olacaktır. Bu durumda da akredite hastaneler derneğine büyük sorumluluk düşecektir.

Sağlık sektörünün hasta ve çalışan güvenliğini kontrol altına alan ve yöneten JCI Akreditasyon standartlarından ülke genelinde uyulabilecek ortak paydada standartlar alınmış ve özel, kamu, SSK, üniversite hastaneleri denilmeden oluşturulmuş tek set standartlar üzerinden hastanelere uyumu istenmektedir.
Türkiye’de akredite hastaneler bu sınıflandırma kriterlerini tam karşılamakta ve daha fazla standart ile hasta güvenliği, risk yönetimi, uluslararası bakımın, enfeksiyon kontrolünün, ilaç güvenliğinin, hasta ve ailesi bilgilendirilmesi ve haklarının, sürecin performanssının izlenmesi hususunda daha yüksek kapasitede standartlar ile takip etmektedir.  Ancak ülkenin geneline baktığımızda sağlık kuruluşlarının %90 hasta hakları, hasta güvenliği hedefleri, bina ve tesisatın güvenliği, ilaç güvenliği, personelin eğitimi, müşteri memnuniyeti gibi önemli konularda standartların olmaması sebebiyle hasta ve çalışanlarımızın zarar gördüğü görülmüştür.  Bunun sonucu olarak, sağlık hizmeti sunuş kalitesini ortak set evrensel standartlarla, geniş paydaya yaymak ve uygulamak ülke insanımız için büyük bir reformdur.

Bu çerçevede evrensel standartlara sahip olan   JCI  ile bu standartları baz alarak ülke gerçeğine  ve ihtiyaca, varılacak hedefe göre seçilen Bakanlık standartlarının kapsamları şu şekilde özetlenebilir.

Sağlık bakanlığı  özel hastane hizmet kalitesi standartlarının kapsamı  581  standarttan tüm hastaneyi kapsar.

• Bölüm 1-Poliklinikler, Klinik, Eczane ( Poliklinik hizmetleri, klinikler, eczane)
• Bölüm 2-Laboratuar hizmetleri (klinik biyokimya, klinik mikrobiyoloji, anatomik patoloji laboratuarı) Görüntüleme hizmetleri
• Bölüm 3- Ameliyathane ve yoğun bakımlar (ameliyathane hizmetleri, yoğun bakım üniteleri)
• Bölüm 4- Özellikli tedavi birimleri (doğumhane, fizik tedavi, diyaliz, kan bankacılığı ve transfüzyon tıbbı hizmetleri, ağız ve diş sağlığı hizmetleri)
• Bölüm 5-  Acil servis ve ambulanslar(acil servis hizmetleri, ambulans hizmetleri)
• Bölüm 6-Yönetim ve bilgi sistemleri(kurumsal hizmet yönetimi, bilgi yönetimi, hasta kayıt ve dosyası, arşiv)
• Bölüm 7-Hastane destek üniteleri ( depolar, mutfak ve çamaşırhane, morg,)
• Bölüm 8-Hasta hakları
• Bölüm 9-Hasta ve çalışan güvenliği
• Bölüm 10-Enfeksiyonların kontrolü ve önlenmesi
• Bölüm 11 -Tesis yönetimi ve güvenlik maddelerinden oluşmaktadır.

JCI Akreditasyon Standartlarının kapsamı ortalama 1.100 standarttan tüm hastaneyi kapsar.

1-HASTA ODAKLI
• Bakıma ulaşım ve bakımın sürekliği
• Hasta ve ailesinin hakları ( bilgilendirilmiş izin, organ bağışı, araştırma,)
• Hastaların değerlendirilmesi (laboratuvar, radyoloji ve tanısal görüntüleme)
• Hastaların bakımı (tüm hastaların bakımı, yüksek riskli hastaların bakımı, besin ve beslenme tedavisi, ağrı tedavisi ve yaşam sonu bakım)
• Anestezi ve cerrahi bakım( organizasyon ve yönetim, sedasyon bakımı, anestezi bakımı, cerrahi bakım)
• İlaç yönetimi ve kullanımı (organizasyon ve yönetim, seçme ve satın alma, depolama, hazırlama ve dağıtım, yönetim, monitör)
• Hasta ve yakınlarının eğitimi

 2-ORGANİZASYONEL ODAKLI
• Kalite iyileştirme ve hasta güvenliği (liderlik ve planlama, klinik ve yönetimsel süreçlerin tasarımı, kalitenin izlenmesi için veri toplanması, izlenen verinin analizi, iyileştirme)
• Enfeksiyon kontrolü ve önlenmesi (Programın odağı, izolasyon prosedürü, engelleme teknikleri ve el hijyeni, kalite gelişim ve hasta güvenliği programının bütünleştirilmesi, personelin program hakkında eğitimi)
• Yönetişim, yöneticilik, ve yönlendirme (kurumun üst yönetimi, kurumun yöneticiliği, departman ve servislerin yönetimi, organizasyonel etik,)
• Tesis  yönetimi ve güvenlik (liderlik ve planlama, emniyet ve güvenlik, tehlikeli maddeler, acil durum yönetimi, yangın güvenliği,tıbbı ekipman,destek sistemler,çalışan eğitimi)
• Çalışanların nitelikleri ve eğitimi (planlama, oryantasyon ve eğitim, tıbbı personel, hemşireler, diğer sağlık çalışanları)
• İletişim ve bilgi yönetimi( toplum ile iletişim, hasta ve ailesi ile iletişim, kurum içi ve dışı hizmet sağlayıcılarla iletişim, liderlik ve planlama, hasta kayıtları, veri ve bilgi toplama

Her iki standart beklentisine uyumu karşılaştırdığımızda Sağlık Bakanlığı Standartlarının JCI Akreditasyon Standartları olan hasta odaklı ve organizasyon el odaklı standartların içinde olduğu görülmektedir.
Bakanlığımız hastanelerde uluslararası standartların daha kolay uyumu açısından,  bölümlere ayırarak PLK, klinik, ameliyathane, YBU, eczane, hasta ve çalışan güvenliği, tesis, bilgi işlem gibi) standartları gruplandırmış durumda olduğu görülmektedir. İçerik olarak JCI‘n hasta ve organizasyonel standartlarına girmektedir. Örneğin  Hasta değerlendirme (laboratuvar, görüntüleme) Hasta Bakımı (servisler, acil, ameliyathane ve yoğun bakım ünitesi, gibi)  Bakıma ulaşım ve bakımın devamlılığı (Poliklinik, acil, ambulans gibi)

Hastane Yönetim Uzmanı Güler Çakmak
Kalite Geliştirme ve Hasta İlişkileri Direktörü
Medical Park Hastaneler Grubu

 



Türkiye'deki Sağlık Kuruluşları www.healthinturkey.org ile Dünyaya Açılıyor

healthinturkey logo

Türkiye'deki nitelikli ve kaliteli hizmet veren sağlık kuruluşlarının sesini dünyaya duyurmayı ve hastalara rehberlik etmeyi amaçlayan http://www.healthinturkey.org/en-EN/home-page/1.aspx sağlık turizmi portalı yayına açıldı. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Sağlık Komitesi ve Türkiye Akredite Hastaneler Derneği’nin kurduğu ve yönettiği portal, Gri Creative Agency tarafından hayata geçirildi.

12 farklı JCI (Joint Commission International) belgesi almış sağlık örgütünün bilgilerinin bulunduğu portalda, Türk hastanelerinin en iyi oldukları tıbbi uzmanlık alanları ve merkezleri hakkında videolar ile Türkiye’nin dünyaca tanınmış kurumlarını anlatan interaktif linkler bulunuyor. Uluslararası hastalara yönelik ve özellikle yurtdışından Türkiye’ye gelecek hastalara yönelik hasta rehberi, yolculuk organizasyonu, yolculuk sırasında dikkat edilmesi gereken konular ve ziyaret sırasında yapılabilecek turistik aktivitelere de portalda yer veriliyor.

Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi



Editörden

akkariyer logo mini

Pazarlama ilminin efsane olmuş ismi Theodore Levitt’in yaşadığı yüzyıla yetişemedik ancak halen yayınlanmakta olan yazılarından birisini sizlerle paylaşacak ve bu makalenin başına önsöz olarak alacak kadar çok beğendim. 

Bay Levitt, günümüzde rekabette öne geçmek ve farklılaşmak için sağlık sektöründe de uygulanabilecek müthiş bir yol gösteriyor. Levitt şöyle demiş; “Yeni rekabet, şirketlerin fabrikalarında ürettikleri arasında değil; ambalaj, hizmet, reklam, müşteri önerisi, finansman, teslimat süresi, depolama ve insanların itibar ettiği diğer şeyler gibi, fabrikadan çıkan mala sonradan eklenenler arasında olacak.”

Bizim sektöümüzde Levitt’in işaret ettiği perakende sektörü gibi bir mal üretimi yok elbette ki… Ancak sağlıkta da hizmet var; bu hizmetin çıktısı olan tetkik raporları ve radyoloji sonuçlarının sunulduğu bir ambalaj var; Klima santrallerinden yayılan mevsimine göre sıcak/soğuk havadan tutun da, aracını park ettiği otopark hizmetleri, kafeteryada yediği yemek var. Çağrı Merkezleri, Hasta Hakları Ofisleri aracılığıyla aldıkları bir şikayet yönetimi sistemleri var. Kalite Yönetim Sistemleri var. Yani Levitt’in perakende sektörü için sunduğu tüm yaklaşımlara sağlık sektöründe hastaneler, tıp merkezleri, labortavuvarlar ve görüntüleme merkezleri  anlamında bir karşılık bulabilmek mümkün. Bütün yönetim gurularının dikkat çektiği ve bizim de içinde yaşadığımız gibi, artık bazı ürün ve hizmetler bu farkındalık yaratacak destekleyici unsurlar olmadığında “sıradan” hale geliyor.

Asli görevinin sağlık hizmeti vermek olduğunu hiçbir zaman unutmamış, buna göre de hem kurumunu hem de örnek olduğu sektörünü şekillendirmek konusunda önemli bir misyon edinen Alman, Universal ve Vatan Hastaneler Grubu bu farklılaşmayı sektöründe başarmış bir çizgide çiçeği burnunda yeni Pazarlama Ekibi ile bir adım daha öteye taşıyor.  Grubun Kurumsal İletişim, Planlama ve İş Geliştirme Direktörü Dr. Neslihan KAHRAMAN ile sektörümüzdeki etik değerleri, sağlıkta kurumsal pazarlama adına yapılan yanlışları ve Alman, Universal ve Vatan Hastaneler Grubu’nun kurumsal pazarlama ve iletişim yaklaşımlarını konultuk.



Sağlıkta Yeni Rekabet Stratejileri ve Kurumsal Pazarlama İletişimi

Neslihan Kahraman


Pazarlama hizmetin üretiminden başlar, hizmetin tüketiciye ulaşmasından sonraki sürece kadar devam eder. Sağlık kuruluşlarının çıktısı hizmet olduğundan fiziki koşular, sürece dahil olan tüm bireyler ve süreç yönetimi de tüm bu faaliyetin vazgeçilmez unsurlarıdır.

Grup olarak stratejimiz teknolojiyi yakından takip etmek, kusursuz otelcilik hizmeti vermek, kaliteli ve yetkin insan kaynağına sahip olmak, hasta memnuniyetini en üst seviyede tutabilecek iletişim yönetimi yapmak ve ürettiğimiz hizmeti ihtiyacı olan bireylere satın alınabilecek koşulda sunabilmektedir.

Hasta haklarına saygılı, hasta odaklı hizmet sunumunu ilke edinen bir anlayışla sağlık sektöründe güvenilir bir marka olmayı hedeflemiştik. Yola çıktığımız ilk günden itibaren kendini sürekli yenileyen geliştiren yeni teknolojik gelişmeleri yakından takip eden ve bünyesine kazandıran, ülkemizin her noktasına verdiği hizmeti ulaştırmak gayreti ile yatırımlarına devam eden ve sadece ülke sınırları içinde değil sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübelerini bir dünya markası oluşturmak amacıyla ülke sınırları dışına da taşıyan Grubumuz hastaneler zinciri oluşturarak hedeflerini birer birer gerçekleştirmiştir.  Gerek yurtiçinden gerekse yurt dışında sağlık sektörüne yatırım yapmak isteyen yatırımcılar tecrübe paylaşımımız için bizlere başvurmaktadırlar. Bu hedeflere ulaşmak için çıkılan bu yolculukta kaliteli sağlık hizmetini en iyi koşullarla bireye ulaştırmak için hizmetin sunumunda temel felsefemiz etik değerlere bağlılık, hastalar için gerekli olan sağlık yaklaşımı neyi gerektiriyorsa bunun sağlanması üzerinedir. Bu nedenledir ki ikinci görüş alınması amacıyla hasta yönlendirilmesi yapılan bir kurumuz. 

Son yıllarda artan sağlık yatırımları bu alanda rekabeti  de artırmıştır. Ülkemizin yaşadığı ekonomik krizler, sağlık alanında değişimler ve gelişmeler de bir takım sorunları beraberinde getirmiştir. Bu nedenle maliyet etkin hizmet sunumu koşullarının oluşturulması amacı ile hizmet maliyetlerinin sürekli gözden geçirilmesi, süreç analizi ve takibi, etkin iletişim yönetiminin önemi artmıştır. Süreç yenilikçi olmayı gerektirmektedir. Sunduğumuz hizmetleri yeniden gözden geçirerek, maliyet analizlerimizi güncellemekte, yeni ürünler oluşturmaya, genelden özele doğru kayarak ürünlerimizi çeşitlendirmeye ve ortaya konan ürünlerin bireylere ulaştırılmasında aktif pazarlama stratejileri ile hareket etmeye gayret ediyoruz.

Diğer yandan Tanıtım faaliyetlerimiz, bu konuda yetkin bir ekiple kendi bünyemizde organize ediyoruz. Tasarım aşamasından işin neticelendirilmesine kadar tüm süreç ekibimiz tarafından yürütülmektedir.  ……..

Pazar koşulları ve yeni iş alanları hakkında sürekli araştırma içerisindeyiz, hedef kitlelerinin tesbiti, analizi ve  buna yönelik yatırım ve proje çalışmaları ile gerek bireysel gerekse kurumsal müşterilere yönelik çözümler ve hizmetler oluşturuyoruz.


Faaliyet alanımız insan sağlığı, yaklaşım prensibimiz insani değerler çerçevesinde yaklaşım ve hizmet modeli. Evet işletmeler olarak kar amacı ve hedefimiz var. Ancak hiçbir an sağlık işletmeciliği yaptığımızı ve sağlık hizmeti sunduğumuzu unutmuyoruz. Bizim için her hasta bir yakınımızı temsil eder.

Bu ilkeler temelinde teknolojiye, insana yapılan doğru yatırım, kendini yenileyen denetleyen ve sürecini analiz eden;  sürekli araştıran farklılaşma yolunda gerekli atılımları yapan, yenilikçi, krizleri fırsatlara dönüştürmeyi bilen kadrolara sahip kurumlar dün olduğu gibi yarın da hizmet sunmaya devam edeceklerdir.


Dr. Neslihan KAHRAMAN
Kurumsal İletişim,Planlama ve İş Geliştirme Direktörü
Alman,Universal ve Vatan Hastaneler Grubu



Kariyer Günlerinin Yeni Durağı Çanakkale Oldu

Kariyer Günleri Çanakkale

Sağlık sektörüne yönelik eğitim veren kurumlardan mezun olacak öğrencilerimizle, sektörün referans noktası AKkariyer Danışmanlık Hizmetleri'nin, İnsan Kaynakları Proje Ekibi’nin “Kariyer Günleri 2010” organizasyonu altında buluşmaları Mayıs ayında da sürdü.

Çanakkale Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu öğrencileri ile bir araya gelen Akkariyer İnsan Kaynakları Proje Uzmanı Taflan Kandemir doğru özgeçmiş hazırlama yöntemleri ve etkili mülakat teknikleri temalı bir konferans ile öğrencilerle buluştu.

Bu yıl Kariyer günleri kapsamında Akkariyer İnsan Kaynakları Proje Ekibiyle katılım gösterdiği diğer üniversiteler ise; Mart ayında Arel Üniversitesi ve Haliç Üniversitesi Hemşirelik Bölümü,  Nisan ayında Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Bölümü, Balıkesir Üniversitesi Bandırma Sağlık Yüksek Okulu, son olarak da Mayıs ayında Çanakkale Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksek Okulu ve Çanakkale Sağlık Meslek Lisesi oldu.

Bizlerle keyifli sohbet ortamını paylaşan sevgili öğrencilere ve ekibimizi davet ederek, öğrencilerinin kariyer çizgisinde destek olmamıza imkan sağlayan üniversitelerimizin değerli yöneticilerine teşekkür ederiz. 



SAĞLIK SEKTÖRÜNDE KALİTE YÖNETİM MODELLERİ VE FAYDALARI

eda özçoban

Kalite her geçen gün daha da aşina olduğumuz bir kavram haline geldi. Ancak, toplumda kalite denince ilk akla gelen belli standartlara uyan, mimari açıdan güzel görünen, gelişmiş tıbbi cihazlara sahip, gibi özellikler anlaşılıyor. Ancak sağlık hizmetlerinde kalite kavramının bu sıfatların çok ötesinde olduğunu artık biliyoruz. Kalite, günümüzde sağlık kurumları yönetiminde  beklentileri aşmak anlamına geliyor.  Bu tanımıyla da dinamik bir kavramdır. Çünkü, insanların beklentileri her karşılandığında yükselme eğilimi göstermektedir.

Bir kaç sene önce “kaliteli “olarak nitelendirilen bir ürün bugün “sıradan”, yarın ise “kabul edilemez” olarak nitelendiriliyor. Dolayısıyla, kaliteli ürün ve hizmet sunabilmek için her zaman kendini aşabilme yeteneğine kavuşmak gerekiyor.

Bu konuda sağlık sektöründe yaptığı başarılı çalışmaları ile 2009 Ulusal Kalite Büyük Ödülünü kazanan Türkiye’nin ilk özel hastanesi olma gurunu taşıyan Kadıköy Şifa Hastanesi’nin Kurumsal Performans ve Kalite Müdürlüğü’nden Sayın Eda Özçoban Kaya ile sizler için ropörtaj gerçekleştirdik.

Sağlık sektöründe en sık tercih edilen kalite sistemleri  ya da kalite yönetim modelleri nelerdir? EFQM   kalite çalışmalarının, yürütülen diğer kalite çalışmalarından farkı nedir?

Sağlik sektöründe en sık tercih edilen kalite yönetim sistemleri olarak  ISO (9000-14000-18000), JCI , 6 Sigma ve  EFQM Mükemmellik Modeli’ni  sayabiliriz.
Sektörü, büyüklüğü, yapısı ve olgunluk düzeyi ne olursa olsun her kuruluş başarılı olmak için düzgün bir yönetim sistemi kurmak zorundadır. EFQM Mükemmellik Modeli, kuruluşların mükemmellik yolunda ilerleyip ilerlemediklerini ölçerek yönetim sistemlerini geliştirmeleri konusunda onlara yardımcı olan pratik bir araç niteliği taşır. Modelin önemli özelliklerinde biri kuruluş için her yıl bir özdeğerlendirme yapılmasını sağlıyor olmasıdır. Özdeğerlendirme ile kuruluşların sürekli kendilerini gözden geçirip yenilenmeleri sağlanır . Böylece kuruluşların kuvvetli yönlerini ve iyileştirmeye açık alanlarını görmelerini  sağlayarak onları çözümler üretmeleri konusunda teşvik eder. 

EFQM Mükemmellik Modeli dokuz ana kriter üzerine kurulmuş ve zorunluluk içermeyen bir modeldir. Bu kriterlerden beşi ‘’Girdi’’ kriterlerini, dördü ise ‘’Sonuç’’ kriterlerini oluşturur. Girdi kriterleri bir kuruluşun yaptığı faaliyetleri içerir.  Sonuç kriterleri ise o kuruluşun neler gerçekleştirdiğini gösterir. Sonuçlar girdilerden kaynaklanır.

EFQM Avrupa’da veya Avrupa dışında denenmiş en iyi uygulamalarla ilgili girdileri toplayarak modeli güncelleştirir. Böylelikle, modelin dinamik olması, yönetim konusundaki  güncel görüşleri yansıtması sağlanmış olur. Bu kapsamda en son güncelleme 2010 yılı başında yapılmıştır.

Sağlık sektöründe yürütülen EFQM çalışmalarının zorlukları nelerdir?

Tüm kalite çalışmalarında olduğu gibi EFQM çalışmalarının uygulanmasında da benzer zorluklar yaşanmaktadır. Model kurumsal bir performans sistemi kurulmasını gerektirmektedir. Hedeflerle çalışma , elde edilen sonuçları ölçmeyi anlamlı kılmaktadır. Sonuçların başka kuruluşlar ile kıyaslanması gereği karşımıza çıkan bir zorluk olarak sayılabilir. Bununla birlikte model sürekli gelişmeyi desteklediği için farklı sektörlerden kurumlarla karşılaştırma yapılmasına imkan vermektedir.  Bu sebeple kıyaslama çalışmalarının bir kısmı sektör  bağımsız düşünülebilir.

Modeli uygulayacak kuruluşun dört yıllık veri birikimi olması ve de yıllar içinde olumlu bir eğilim gösterdiğini ispat etmesi gerekmektedir. Tüm bunların dışında çalışanlar mevcut durumdan memnun iseler değişime direnç gösterebilmekte ya da kısa sürede iyileşme beklentisi içine girebilmektedirler. Sistemin tam bilinmemesi , modelin tam anlaşılamaması , personel katılımının ilk aşamada yeterli sayıda sağlanamaması da modelin uygulanması sırasında karşılaşılan zorluklar olarak belirtilebilir.


EFQM sunulan hizmette ve kurumun organizasyon yapısında nasıl bir farklılık yaratıyor?

Model sürekli kalite gelişimini desteklemektedir. Bu kapsamda kuruluş içinde organizasyon yapısının da bu gelişimi desteklemesi gerekmektedir. Örneğin liderlik kriteri kapsamında liderlerin organizasyon yapısını stratejiyi destekleyecek şekilde yaşama geçirmesi konusunda yaptıkları ve değişimi nasıl yönettikleri değerlendirilmektedir.

Kalite çalışmaları özellikle bir departman tarafında yürütülmeli mi? Yoksa kalite çalışmaları her yöneticinin   sorumluluğunda olması gerekn bir yönetim fonksiyonu mu?

Kalitenin ek bir iş değil işimizi kolaylaştıran ve daha iyi yapmamızı sağlayan bir yöntem olduğunun bilinmesi gerekir. Bu durumda Kalite felsefesinin tüm çalışanlar tarafından benimsenmesi ve uygulanması daha kolay olmaktadır. Kalite felsefesine üst yönetimin inancı ve desteği de kolaylaştırıcı rol oynamaktadır. Kuruluş  içinde kalite çalışmalarının bir birimin  koordinasyonunda sürdürülmesi  ise etkinliğini arttırmaktadır.



2009 YILININ BAŞARILI SAĞLIK YÖNETICILERI ÖDÜLLENDIRILDI

hastane dergisi ödül töreni

Hastane Dergisi’nin organizasyonuyla düzenlenen ve sağlık yönetimi alanında sunulan tek ödül olan “Hastane Dergisi Sağlık Yönetimi Ödülleri 2009”, 8 Nisan 2010’da İstanbul Dedeman Oteli’nde sahiplerine özel bir törenle sunuldu.

Adaylar, 2009 yılı süresince çalıştığı kurumun yönetiminde, kaliteli sağlık hizmeti anlayışının yerleşmesi doğrultusundaki çalışmaları başlatan ya da yürümesine katkıda bulunan, hasta ve çalışan memnuniyetine yönelik uygulamaları geliştiren ya da uygulamalarda aktif rol üstlenen, yönetici ve alt kadrolara yönelik hizmet içi eğitim amaçlı uygulamaları geliştiren ya da uygulamalarda aktif rol üstlenmiş olan, çalıştığı kuruluşun finans yönetiminde kabul görür bir başarı gösteren ve ülke genelinde sağlık alanında yürütülen çalışmalara yönelik fikirsel üretime katkıda bulunan sağlık yöneticileri arasından seçiliyor.

Bu yıl ödüle layık görülen değerli sağlık yöneticilerimizi AKkariyer Danışmanlık olarak tebrik ediyor, sektörümüzde Hastane Dergisi’nin sekiz yıldır sürdürdüğü coşkulu girişimlerinden dolayı teşekkürlerimizi iletiyoruz. 

ÖDÜL ALAN SAĞLIK YÖNETİCİLERİ VE BRANŞLARI:


Onur Ödülü 2009
Doç. Dr. Ahmet KÜÇÜKEL
Ankara Güven Hastanesi Kurucusu ve Yöneticisi

Tıp Hizmetlerinde Uluslararası Başarı Özel Ödülü 2009
Prof. Dr. Münci KALAYOĞLU
Memorial Hastanesi Organ Nakli, Genel Cerrahi ve Çocuk Cerrahisi
Bölüm Başkanı

Hastane Yöneticiliği Ödülü 2009
Kamu Kuruluşu

Birol SARMIŞ
İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi
Eğitim ve Araştırma Hastanesi- Hastane Müdürü


Özel Kuruluş
Bilal YILDIRIM
Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) YK Üyesi
OHSAD - İstanbul Sağlık Müdürlüğü Komisyonu Üyesi

Tıp Hizmetleri Yöneticiliği Ödülü 2009
Kamu Kuruluşu
Prof. Dr. Erkan TOPUZ
İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Başkanı

Özel Kuruluş
Dr. Turgut NOYAN
Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi Medikal Müdürü

Hemşirelik Hizmetleri Yöneticiliği Ödülü 2009
Kamu Kuruluşu
Sevgi BAKIR
Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi
Hemşirelik Hizmetleri Müdürü

Özel Kuruluş
Birsen ÖZTÜRK
Medical Park Samsun Hastanesi
Evde Bakım Hemşirelik Hizmetleri Koordinatörü

Sağlık İletişimi Özel Ödülü 2009
Dr. Elif ILGAZ AYDINLAR
CNN Türk (Yaşama Sevinci Programı)

 



SAĞLIK ÇALIŞANLARININ GENEL KATILIMINA ÖZGÜ EĞITIM PROGRAMLARIMIZ DEVAM EDIYOR

Seçme & Yerleştirme

AKkariyer Danışmnalık yıl boyunca sağlık sektörü çalışanlarınca ilgi gören eğitim programları ve Kariyer 10. Kat Seminerlerini düzenlemeye devam ediyor.  Ocak ayından bu yana Hasta İlişkilerinde İletişim Teknikleri ve Hasta Memnuniyeti Yönetiminden, Sağlık Çalışanlarının Yasal Hakları ve Sorumluluklarına kadar  birçok konuda sağlık profesyoneli olarak çalışan ya da bu sektörde kariyer yapmak isteyen kişilerin katıldığı kapsamlı  eğitimler düzenlendi.

Tamamen sektöre özgü konu başlıkları  ve içeriklerle hazırlanmış olan eğitimlerimizin Mayıs ayında gerçekleşecek programlarına katılım için http://www.akkariyer.com/ internet sitemizde bulunan “Eğitim Katılım Formu”nu doldurararak bize faks ya da e-mail ile ulaştırabilir ya da talebinizi 0212 231 61 70-71 numaralı telefonlarımızdan bizzat iletebilirsiniz.

Mayıs 2010 Sağlık Çalışanlarının Genel Katılımına Özgü Eğitim Programlar Takvimi:

20 Mayıs 2010           Sağlık Kurumlarında İnsan Kaynakları Yönetimi  

27 Mayıs 2010          Sağlık Kurumlarında Kalite ve Akreditasyon Yönetimi  

Eğitimlerimizi http://www.akkariyer.com/genel_katilima_acik_egitimler.htm internet adresimizden detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

 

 



Eğitilmiş İnsan Kaynağı Rekabette En Önemli Unsur

İnsan kaynağının rekabette en önemli unsur olduğu günümüzde, sağlık kurumlarının insan kaynakları politika ve sistemlerine gereken önemi vermeleri ve yatırım yapmalarının artık vazgeçilmez bir olgu haline geldiğini gözlemliyoruz. Bu anlamda sağlık sektörü içindeki başarılı örnekleriyle sektörde İnsan Kaynakları uygulamaları ile farklılaşmış olan Memorial Sağlık Grubu'nun İnsan Kaynakları Yöneticisi Özlem Çakar Şartekin ile 2010 hedeflerini ve başarılı çalışmalarının kaynağı olan kurumsal yapılarını konuştuk.

 



Özlem Çakar Şartekin, Memorial Sağlık Grubu İnsan Kaynakları Yöneticisi

Özlem Şartekin/Memorial


AKkariyer: Personel seçimlerinde hangi açılardan diğer sektörlerden farklılaşıyorsunuz?

Özlem Ç. Şartekin : Bizim işimizde insanı sevmek, içtenlik ve samimiyet oldukça önemli…  Biz kendimizi büyük bir aile olarak görüyoruz ve bu nedenle aramıza yeni katılacak üyeler için aradığımız ve üzerinde hep konuştuğumuz bazı yetkinliklere özellikle dikkat ediyoruz. Dinlemeyi bilen, pozitif ve yüksek enerjiye sahip, güler yüzlü, öğrenmeye her zaman istekli ve özverili. Teknik yeterliliklerinin yanı sıra adayların tutum ve davranışları bizim için önemli.

İnsan sağlığı ve hastalarımızın kurumumuza güvenmeleri oldukça önemli… Çünkü biliyoruz ki; bu güveni oluşturmuş ve yaşatmakta olan kurumlar her zaman fark yaratabiliyor. En önem verdiğimiz nokta çalışan bağlılığı… Bu nedenlerle titiz bir seçim sürecimiz bulunuyor. 

AKkariyer: Bu  yıl içinde uygulayacağınız İK’daki farklı projelerinizden bahseder misiniz?

Özlem Ç. Şartekin: Çalışanlarımızla iletişim halinde olmaya onlara kariyer fırsatları yaratmaya devam edeceğiz. Sektörde çalışanlar açısından fırsatlar var ancak arz-talep eşleşmesinde de sıkıntılar var. Artık çalışanlarımıza kariyer fırsatı yaratırken sadece dikey hareketler düşünmüyoruz. Farklı fonksiyonlardan farklı pozisyonlara yatay ve dikey geçiş imkanları sunarak hem onların gelişimine katkı sağlıyoruz hem de kurumumuz için geleceğin yöneticilerini yetiştirmek istiyoruz. Potansiyeli yüksek, bizi çok iyi tanıyan işin mutfağından yetişmiş kişilerin, idari çalışanlarımız ve yöneticilerimiz olmasını hedefliyoruz. Örneğin İnsan Kaynakları departmanımızda çalışan arkadaşlarımın çoğu, kuruma önce Hasta Danışmanı veya öğrenciyken stajyer olarak girmiş kişiler. Aynı şekilde pazarlama, iletişim ve daha pek çok bölümde benzer çalışanlarımız var ve biz bu durumdan oldukça memnunuz.

AKkariyer: Çalışanlarınıza sosyal iletişim ortamlarında görüşlerini dile getirme fırsatı veriyor musunuz?

Özlem Ç. Şartekin: Öncelikle tüm çalışanlarımızı dinliyoruz. Genel Müdürümüz ve diğer üst düzey yöneticilerin bulunduğu ve çalışanlarımızın buluştuğu oryantasyon programları, Genel Müdürümüz ve İnsan Kaynakları ile çay sohbetleri bizim için önemli bir yere sahip.

Kurumumuz tarafından finansal destek sağlanan Sosyal etkinlik kulübümüzle çalışanlarımızın fikirlerini alıyor nasıl bir etkinlik istediğimize hep birlikte karar veriyoruz.

Ayrıca çalışanlarımız “öneri sistemimiz” ile yaratıcı ve katma değer sağlayan önerilerini yönetimle paylaşabiliyor, iyileştirme çalışmalarında aktif rol alabiliyor ve maddi katma değeri kurumla birlikte paylaşabiliyorlar.


AKkariyer: Eğitim konusundaki uygulamalarınızdan ve ileriye dönük hedeflerinizden bahseder misiniz?

Sürekli öğrenen ve öğreten bir kurum olmayı amaçlıyoruz. Çalışanlarımızın ihtiyaçlarına cevap veren, mevcut performanslarını ve hizmet kalitemizi artırıcı sonuçlar yaratan eğitim programları düzenliyoruz. Bizim dizayn ettiğimiz, bize ve sektöre özel bir çok eğitim programımız var.

Ayrıca kurumumuzun bünyesinde gerçekleşen ve yine kurumun finansal destek sağladığı İngilizce kurslarımız ve yine finansal destek sağladığımız yüksek lisans imkanlarımız bulunmakta. 

2010 için hedefimiz ise e- öğrenme eğitimlerimizi gerçekleştireceğimiz bir platform oluşturmak. Halen üzerinde çalışmaktayız.

 

 



Hastanelerde Yeni Rekabet Stratejisi: Entelektüel Sermaye Yönetimi Seminerimiz Gerçekleşti.

entellektüel sermaye

AKkariyer’in sağlık yöneticilerinin vizyonlarına katkı sağlamak ve sektörde faydalanabilecekleri bilgileri, yine sektörün temsilcileri ve eğitimcilerinden öğrenebilmelerini sağlamak üzere her ay düzenlediği Kariyer 10. Kat Seminerlerinin üçüncüsü 11 Mart 2010, Perşembe günü gerçekleşti. Bu ay tüm dünyada önemli tartışmalarla gündem yaratan Entellektüel Sermaye’nin boyutları ve yönetimi konusunda ilginç bir sunumla sağlık yöneticileri ve uzmanlarının karşısındaydık…

“Hastanelerde Yeni Rekabet Stratejisi: Entelektüel Sermaye Yönetimi” başlıklı konferansa konuşmacı olarak katılan İstanbul Arel Üniversitesi  Öğretim Görevlisi  Uğur Zat TAN  ve  Entellektüel Sermaye Uzmanı Yener GÜL konuyla ilgili araştırmalarını katılımcılar ile paylaştılar.

Katılımcıların interaktif katkılarıyla “brain storming” havasında gerçekleşen konferansta özellikle; Entellektüel sermaye nedir?, Neleri kapsar?, Sağlık kurumları için neden önemlidir?, Nasıl yönetilmeli ve rekabette nasıl kullanılmalıdır? Ilişki ve insan sermayesi arasındaki farklar ve benzeyen yönleri nelerdir?, Hizmet kalitesine yansımaları nedir? konuları üzerinde duruldu. Örneklerle katılımcılarla keyifli bir seminerde daha buluşma sağlandı.



Organizasyonel Gelişimin Anahtarı: Eğitim

Tüm dünyada modern anlamda  insan kaynakları yönetimi anlayışı, stratejik hedefleri ve performansı destekleyecek yaklaşım ve uygulamaların oluşturulmasını sağlayarak, nitelikli iş gücünün çalışmak için tercih ettiği işveren olmayı başarmaktan geçiyor. Çalışanlarının sürekli gelişimini sağlamak ve potansiyellerini gerçekleştirmeleri için gelişim ortamı ve fırsatı yaratmak kurumun çalışanlarına dolayısıyla da  kendi geleceğine yaptığı en önemli yatırım. Bu yaklaşımdan yola çıkarak sağlık sektöründe hastane işletmeciliği alanında ”Organizasyonel Gelişimi” hedefleyen önemli kuruluşlardan biri olan Acıbadem Sağlık Grubu’nun eğitim konusunda kat ettiği yolu ve vizyonunu sizlerle buluşturduk.

Acıbadem Sağlık Grubu Organizasyonel Gelişim Müdürü Pelin Basım; Acıbadem’de çalışmanın farkını ortaya koyan en önemli unsurun sürekli eğitim politikalarının çalışanlarının kurum içinde yer aldığı müddetçe sürmesiyle yakından ilişkili olduğunu belirtiyor.



Pelin BASIM, Acıbadem Sağlık Grubu Organizasyonel Gelişim Müdürü

pelin basım- acıbadem

A.K: Eğitimin İnsan kaynakları fonksiyonları içindeki rolünden biraz söz eder misiniz?

P.B: Acıbadem Sağlık Grubu’nda İnsan Kaynakları, ağırlıklı olarak Genel Müdürlüğümüzde görev yapan İşe Alım, Eğitim, Özlük ve Bordro, Sistem ve Ücret Yönetimi fonksiyonları ve sahadaki uygulamalardan sorumlu birim İnsan Kaynakları bölümlerinden oluşuyor. Çalışanın, ”Acıbademli” olarak geçtiği tüm süreçlerde, İnsan Kaynakları birimleri birbiri ile entegre bir şekilde çalışıyor.

İşe yeni başlayan her çalışanımız, 4 günlük  Kurumsal Oryantasyon Eğitimi’ne katılarak kuruma ve işe uyum sağlama yolunda ilk adımını atmış oluyor. Bu eğitimde yeni başlayan çalışanlarımız, kurum tarihçesi ve değerlerimizden ve öncü uygulamalarımıza, kurum üst yönetiminin tanıtımından kurum prosedür ve yönetmeliklerine, hastayı yüz yüze ve telefonda karşılama, ağırlama ve uğurlama süreçlerinden, hasta haklarını nasıl gözeteceğine kadar çeşitli konularda detaylı bir şekilde bilgilendiriliyor. Yani  Acıbadem’de çalışma hayatı eğitim ile başlıyor, eğitim ile devam ediyor.

A.K: Birçok kurumda eğitim İnsan Kaynakları fonksiyonlarının içinde yer almıyor bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

P.B: Acıbadem’de sadece eğitimle değil, aynı zamanda Kariyer Planlama ve Performans Yönetim süreçleriyle de çalışanlarımızın gelişimlerini sağlıyor, kariyerlerini planlıyor ve takip ediyoruz. Bu nedenle birimimizi, “Organizasyonel Gelişim Müdürlüğü” olarak adlandırdık.

Çalışanlarımızın yetkinlik değerlendirmelerinin yanı sıra, kısa ve orta vade kariyer planlarının hazırlanması ve “Eğitim-Gelişim İhtiyaç Analizleri”nin yapılması da Performans Yönetim Sistemi’nin kapsamı içinde yer alıyor.

Sektör içinde sağlık yöneticisi bulmak genel bir sorundur. Ama biz gerek dışarıdan bu amaçla kurumumuza kattığımız, gerekse kurum içerisinde var olan çalışanlarımızdan oluşturduğumuz ekipleri “Gelişim Programları” ile yetiştirerek bu alandaki misyonumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz. Acıbadem bünyesinde 2009 yılında gerek yeni kadro oluşturulmasında, gerekse mevcut kadroların doldurulmasında 428 kurum içi terfi gerçekleşmiştir.

A.K: Kurumsallaşma konusunda çok yol almış bir çok kurum Turkcell, Garanti vs. kendi kurumsal eğitim akademilerini kurdular ya da kurmayı planlıyorlar. Böyle bir hedefiniz var mı?

P.B: Acıbadem Üniversitesi bünyesinde 2009 yılı içinde kurulan Acıbadem Sürekli Eğitim ve Gelişim Merkezi’nde (ASEGEM) kişisel gelişim ve mesleki-teknik konulara yönelik sertifika programları düzenleniyor. Dışarıdan katılıma açık olan bu programlara çalışanlarımız da katılabiliyor.
Acıbadem’in gücünün çalışanların gücünden geldiğini, çalışanların gücünün de önce kuruma inanmak, güvenmek ve gelişime açık olmalarından geldiğini önemle belirtmek isterim. Sürekli eğitim politikamız, çalışanımız kurum içinde yer aldığı müddetçe sürüyor. Bu da Acıbadem’de çalışmanın farkını ortaya koyuyor.

A.K: Eğitime önem veren kurumların diğer kurumlardan farklı olarak yarattığı değerlerden söz edebilir misiniz?

P.B: Amacımız, nitelikli personel ile çalışmak. Bunun olabilmesi için de “eğitim” olmazsa olmazlarımızdan. Genelde kurumlar en ufak bir kriz olduğunda direkt eğitim departmanlarını küçültme yolunu tercih ederler. Halbu ki böyle bir tercih, o kurumu maalesef durağan bir yapı haline getirir.

“Eğitime önem vermek” demek, kurum çalışanına önem ve, değer vermek demektir. Biz eğitimlerden çıkan çalışanlarımızın tebessümle eğitim salonundan ayrılmalarını hedefliyoruz. Çünkü yüzünde tebessüm bulunan çalışanın o dakikadan itibaren hem psikolojik olarak, hem de pratikte hasta ve hasta yakınlarımıza verilen hizmete katkı sağlayabileceğine  inanıyoruz.

Sektördeki nitelikli sağlık çalışanı sayısının yeterli sayıda olmaması nedeniyle, gelecekte daha fazla sıkıntı yaşanacağını düşünüyorum. Bu sorunu gidermenin tek yolu,  kurum içindeki eğitim ve kariyer planlama çalışmalarına ağırlık vererek çalışanların niteliğini arttırmaktan geçiyor. 2009 yılında kişi başına düşen eğitim saatimizi 67 saate çıkarttı., İlerleyen yıllarda hedefimiz 70 saatin üzerine çıkmak.

A.K: Ne tür eğitimler veriyorsunuz, en yaygın verdiğiniz eğitimlerden biraz söz eder misiniz?

P.B: Kurum genelinde birden fazla hedef gruba yönelik, pozisyon bazlı eğitimler düzenliyoruz. Teknik Hizmetler’den Çağrı Merkezi’ne, hemşirelerden Hasta Hizmetleri çalışanlarına kadar, kıskurumun tüm çalışanlarına yönelik eğitimler organize ediyoruz.

Ağırlıklı olarak iç kaynaklarımızı kullanarak verdiğimiz eğitimleri üç ana başlık altında toplayabiliriz. İlki, daha önce de belirttiğim “Kurumsal Oryantasyon Eğitimi”. İkinci ana başlığımız “Kurum İçi” eğitimlerimiz. Bu eğitimler; iletişim teknikleri, stres yönetimi, toplantı yönetimi, zaman yönetimi gibi kişisel gelişim eğitimlerini ve yöneticilere yönelik yönetsel beceri teknikleri, işe alım teknikleri, sunum teknikleri gibi eğitimleri içeriyor. Üçüncü başlığımız ise, “Kurum Dışı” eğitimler olarak adlandırdığımız dış kurumlardan temin ettiğimiz eğitimler.

Hemşirelerimizin teknik eğitimleri, Hemşirelik Gelişim birimimiz tarafından yürütülüyor. Klinik eğitim hemşirelerimiz sahada verilen sağlık hizmetine destek oldukları gibi, sağlık çalışanlarımızın teorik ve işbaşı eğitimlerini kişilerin ilk iş gününden itibaren vermeye başlıyorlar. Ayrıca yurtdışından lisansını aldığımız “Hemşirelikte Liderlik Programı ile de yönetici hemşirelerimizin yönetim becerilerini geliştiren eğitimler düzenliyoruz.

Eğitimler dışında çeşitli kampanya çalışmaları ve çalıştaylar düzenliyoruz. Örneğin 2009 yılında hayata geçirdiğimiz “Gülümseten Hizmet” kampanyası ile olumlu tutumlarımızın davranışa dönüştürülmesi ve kalıcılığının sağlanmasını hedefledik. Bu kampanya ile çalışanlarımıza, hasta ve yakınları ile kurdukları iletişim sürecinde “ilgili”, “güler yüzlü” olmalarının nasıl bir fayda sağlayacağı, gerek aktivite çalışmaları, gerekse kendilerinin düşünmesine yol açacak uygulama ve konu başlıkları ile işlendi.“En İyi Öneri”, “Gülümseyen Hastane”, “Gülümseten Çalışan” yarışmaları ile “Gizli Müşteri” ve “Gelişim Atölyesi” çalışmaları, yine kampanya kapsamında yürütülen çalışmalardan. Bu kampanyamız gibi dönemsel olarak yürüttüğümüz farklı projelerimiz de bulunuyor.

Bizim için önemli olan eğitimin verilmesi kadar kalıcılığının da olması.. Bu noktada hastane veya bölüm bazlı uyguladığımız çalıştaylar devreye giriyor. Bu çalıştaylar tamamen örnek olaylar üzerine kurgulu, içeriğinde çalışanların o güne kadar katılmış oldukları tutum ve davranış eğitimlerinin içeriklerinin yer aldığı çalışmalardan oluşur. Burada amacımız çalışanların kendilerini, kendi aynaları ile görmeleri.

A.K: Kullandığınız eğitim yöntemlerinden söz edebilir misiniz? E-learning eğitim yöntemini kullanıyor musunuz?

P.B: Çok sayıda farklı lokasyonda ve 7-24 hizmet veren bir kurum olmamız nedeni ile e-öğrenme eğitimleri bizim için olmazsa olmazlardan. Ancak sınıf içi eğitimlerin etkinliğinin e-öğrenme eğitimlerinde olmadığı da aşikar. Bu nedenle biz e-öğrenme eğitimlerini sınıf içi eğitimlerimize yardımcı olarak uyguluyoruz. İngilizce, Excel eğitimi gibi konuları dış kurumlardan kiraladığımız e-öğrenme platformu ile çalışanlarımıza sunuyoruz. 2010 yılı itibari ile hedefimiz, kurum içerisinde düzenlediğimiz eğitimlerimizi e-öğrenme formatında kendi platformumuz ile çalışanlarımıza sunmak.

A.K: Dış kurumlardan eğitim desteği alıyor musunuz? Sektöre yönelik eğitim veren kurum var mı, bu konuda sıkıntı çekiyor musunuz?

P.B: Acıbadem sürekli büyüyen ve gelişen bir kurum. Bu nedenle kurum içi verdiğimiz eğitimlere ilave olarak, bazı kişisel gelişim ve teknik konularda eğitim desteği alıyoruz. Sektöre yönelik eğitim veren kurumlar malesef çok fazla değil. Genelde kurumlara biz beklentimiz iletiriz, kurum bize özel oluşturduğu içeriği bizimle paylaşır ve karşılıklı olarak aynı dili konuşabileceğimiz bir eğitim formatı haline getiririz. Bizim için önemli olan eğitimin verimliliğidir. Bu nedenle de çalışanlarımız verim alana kadar destek alma çalışmalarımız devam eder.

A.K: İç kaynaklardan verdiğiniz eğitimlerde eğiticilerinizi nasıl seçiyorsunuz ve eğitiyorsunuz?

P.B: Eğitmenlerin seçiminde iç kaynakları kullanıyoruz. Organizasyonel Gelişim Müdürlüğü’nde sadece eğitim veren 8 kişilik bir kadro var. Acıbadem’de birçok yöneticimiz gönüllü olarak eğiticilik rolünü de üstlendiği için eğitmen temin etme konusunda sıkıntı yaşamıyoruz. İç eğitmenlerde aradığımız en önemli özellikler eğitim ve deneyimlerinin yanı sıra iletişimi kuvvetli ve eğitim vermeye gönüllü olmasıdır. ”Gönüllü olması” büyük önem taşıyor; çünkü saha çalışanlarımız nöbet çıkışlarında veya sahalarda yaşadıkları yorgunluklar üzerine, eğitimlere katılım için  ciddi emek sarfediyor. Biz de eğitmenlerimizden, mesleki ve kişisel gelişim konusunda gelişim göstermek adına çaba sarfeden çalışanlarımız ile empati kurmalarını bekliyoruz. Eğitmen arkadaşlarımıza sertifikalı eğitmen olmaları amacı ile  Eğitimcinin Eğitimi ve Sunum teknikleri konusunda eğitim aldırıyor, verecekleri eğitim konusu ile ilgili kurum dışı firmalara eğitimlere gönderiyor, ayrıca internet ortamındaki kaynaklardan ve kitaplardan yararlanma imkanı sunuyoruz.

 



İleri  ››


Web Tasarım 


Kurumsal  l   Gizlilik Prensipleri  l  Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları  l  www.akkorsaglik.com  l  İletişim  l  English pages